İÇİNDEKİLER
ARAMA:

HİCRETİN SEKİZİNCİ SENESİ Peygamber Efendimiz’in Kızı Hazret-i Zeyneb’in Vefâtı

Hazret-i Zeyneb -radıyallâhu anhâ- Mekke’den getirilirken deveden düşürüldüğü için hastalanmış ve bir daha iyileşememişti. Hicrî sekizinci senenin başında da vefât etti. Onu, Ümmü Eymen, Ensâr kadınlarından Ümmü Atiyye ve vâlidelerimizden Hazret-i Sevde ile Ümmü Seleme yıkadılar. Bu esnâda Âlemlerin Efendisi yanlarına varıp:

“–Onu yıkamaya, sağ tarafından ve abdest âzâlarından başlayınız! Su ve sidr252 ile tek sayıda; üç, beş veya yedi kere, gerekli görürseniz daha fazla yıkayınız! Sonuncusunda suya kâfur koyunuz! Yıkama işini bitirince bana bildiriniz!” buyurdu.

Hazret-i Zeyneb’in saçlarını taradılar, üçe ayırıp her birini bir bukle yaptılar. Buklelerden ikisi Hazret-i Zeyneb’in yan taraflarındaki, biri de ön tarafındaki saçlarındandı. Yıkamayı bitirdiklerinde Allâh Rasûlü, beline bağladığı peştamalını onlara verip:

“–Bunu Zeyneb’e iç gömleği yapınız!” buyurdu.253 (Buhârî, Cenâiz, 9, 13, 17; Müslim, Cenâiz, 36; İbn-i Sa’d, VIII, 34-36)

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- cenâze namazını kıldıktan sonra mahzûn ve mükedder bir şekilde kabre indi. Biraz durduktan sonra sevinerek dışarı çıktı ve:

“–Zeyneb’in zayıflığını düşünerek, ona kabir sıkıntısını ve harâretini hafifletmesi için Allâh’a duâ ettim. Allâh Teâlâ da bu isteğimi kabul buyurup kabir azâbını ona hafifletti.” buyurdu. (İbn-i Esîr, Üsdü’l-Gâbe, VII, 131)